Bilim Felsefesi Makaleleri - Mantıksal Pozitivizm

Yirminci yuzyilin baslarinda Viyana’da, aralarinda Moritz Schlick, Hans Hahn, Philip Frank, Kurt Godel, Rudolf Carnap ve Otto Neurath’in da bulundugu, cogu fizikci ve matematikci olan bir grup ogrencinin bir araya gelerek bilim felsefesi uzerine yaptiklari sohbetler sonucunda, zamanla Mantiksal Pzitivizm adi verilecek bir dusunce ekolu olustu.

Bu cevrenin amaci, anlamlilik ve bilimsellige bir olcut gelistirmek, boylece yuzyillardir insan zihninin onunde bir engel olarak duran metafizigin tortularini ayiklayarak bilim ve felsefeyi yeniden tanimlamakti. Bu amaca ulasmak icin Peano, Frege, Whitehead ve Russel’in gelistirmis oldugu mantiksal cozumleme yontemini kullandilar. Bu yontemi, bilimi metafizik sorunlardan ve anlamsiz onermelerden arindirmak ve ayni zamanda, dogrudan gozlemlenebilir iceriklerini, yani ‘verilmis olani’ gostermek yoluyla ampirik bilimin anlamini, kavramlarini ve onermelerini aciga kavusturmak olarak tanimladilar.

Mantiksal Pozitivizmin Temel Tezleri

a) Bilissel anlamlilik

Bir soylemin bilgi icerigi tasimasi veya anlamli olabilmesi icin ya dogrudan olgusal bir dille ya da sonucta olgusal bir dilin kisaltilmasi seklinde ifade edilmis olmasi gerekir. Bu sartlari tasimayan iddalar metafizik, dolayisiyla anlamsizdir.

Burada totolojik (analitik) ve sentetik ifadelerin ayrimina da deginmek gerekir. Totolojik ifadeler, yuklemi oznesinden ayri bir bilgi tasimayan ifadelerdir. “Butun evlenmemisler bekardir” cumlesindeki yuklem “bekardir” ozne olan “butun evlenmemisler”e iliskin yeni bir bilgi vermedigi icin bu cumle bir totolojidir.

Benzer sekilde “Ahmet turktur” cumlesini ele alalim. Bu cumlenin oznesi “Ahmet”, yuklemi ise “turktur”dur. Burada yuklem ozne tarafindan icerilmemekte, yuklem ozneyle ilgili ek bir bilgi sunmaktadir. Totolojik ifadeler gozlemsel olarak dogrulanamazken, sentetik ifadeler dogrulanabilir.

Mantiksal pozitivistlere gore, bir cumle totoloji degilse ve olgusal olarak dogrulanabilir bir icerik de tasimiyorsa, anlamsiz olarak degerlendirilmelidir.

b) Dogrulanabilirlik ilkesi

Bu ilkeye gore, bir onermenin dogru olup olmadigi o onermenin iceriginin olgularla desteklenip desteklenmemesine baglidir. Olgularla desteklenip desteklenmedigi de ancak duyumlar yoluyla tespit edilebilir. Dolayisiyla, bir onerme duyumlarla tespit edilebilecek olgular disinda bir icerik tasiyorsa bunun dogru olup olmadigi bilinemez.

Burada pratik olarak dogrulanabilirlik ile ilke olarak dogrulanabilirlik arasinda ayrim yapmamiz gerekiyor. Cunku bazi onermelerin dogrulanabilir oldugunu bilmemize ragmen, pratik olarak dogrulama imkanindan yoksun olabiliriz. Buna gore, Alpha Centauri yildizinin en az bir gezegeni oldugunu soyledigimizde, ilke olarak dogrulanabilir, fakat pratik guclukler sebebiyle dogrulanamaz bir ifade ortaya atmis oluruz. Fakat evrenin ozunu olusturan madde bir evrim halindedir onermesi mumkun ve muhtemel duyu gozlemleriyle dogrulanmasi mumkun olmadigi icin, anlamsiz bir onermedir. Bunun gibi, duyumlarla ilgili olmayan tum onermeler metafiziktir. Metafizik olmasiyla anlamsiz olmasi da ayni seydir.

Tum etik iceren onermeler de anlamsizdir. Bir onermede bir etik simge bulunusu, onun olgusal icerigine birsey katmaz. Boylece birisine “Bu parayi calmakla yanlis davrandiniz” dedigimde “Bu parayi caldiniz” dedigimin otesinde birsey savlamis olmuyorum. Bu eylemin yanlis oldugunu eklemekle onun uzerinde yeni bir bildirim yapmis degilim. Yalnizca onu torel bakimdan onaylamadigimi bildiriyorum.

Kisaca ifade etmek gerekirse, bir terimin anlami, onun dogrulama yontemidir.

c) Tumevarim

Bir olgu ya da deneyime karsi gelen bir iddianin dogrulanmasiyla, deneyimle ilgili genellemelerin dogrulanmasi arasinda ayrim yapmak gerekir. “Ahmet’in ati beyazdir” onermesini dogrulamak icin Ahmet’in ati bulunur, rengi kontrol edilir ve onermenin dogru veya yanlis oldugu anlasilir. Fakat “Butun atlar dort ayaklidir” onermesini dogrulamak icin milyonlarca atin dort ayakla oldugunun gorulmesi yeterli degildir. Dolayisiyla, bu onerme sadece gozlemler yoluyla dogrulanamaz. Burada baska bir ilke devreye girer: Tumevarim. Tumevarim, tek tek tikel gozlemlerden cikarak tumel sonuclara varma yontemidir.Tikel onermelerin coklugu yapilacak genellemeye bir guc kazandirsa da, bunun mantiksal olarak kesin bir sonuc saglayip saglayamayacagi tartismalidir.

d) Karsilasim (Tekabuliyet/Denklik) kurali

Bir teorinin bilimsel olabilmesi icin, teorinin ongordugu iliski matematiksel bir mantikla formule edilmeli, teoriyi olusturan teorik ifadeler de gozlemsel ifadelerle acik olarak tanimlanabilecek netlikte olmalidir. Boylece yapilacak islemsel tanimlarda teorik ifadeler gozlemsel ifadelere indirgenmekte, yahut karsilasim (tekabuliyet) saglanmaktadir.

Ancak, bu ekolun ingilizce konusan dunyada duyulmasini saglayan sozculerinden olan Ayer, 1975 yilinda, Bryan Magee’yle yaptigi soyleside, mantiksal pozitivistlerin en buyuk kusurlarinin soyledikleri herseyin yanlis olmasi oldugunu soyler ve ekler: “Birincisi, dogrulama ilkesi kendini hic dogru durust formulestiremedi. Ben birkac kez denedim, ancak her seferinde icine ya cok az, ya da cok fazla sey sokuyordum. Bugune kadar mantiksal, kesin bir formullemeye ulasilamadi. Ikincisi indirgemecilik de islemiyor. Ucuncusu, mantik ve matematikteki onermelerin herhangi ilginc bir anlamda cozumleyici olup olmadigi simdi bana epeyce kuskulu geliyor.”

Ayer yillar sonra bir zamanlar kendinden emin ve atesli savunuculugunu yaptigi tezlerin yanlisligini soylerken temel yanilginin mantiksal pozitivistlerin hala altin standardinin gecerli oldugunu sanmalarina benzetir. Bilindigi gibi altin standardinda piyasadaki madeni ve kagit paralar mevcut altin stokunu yansitiyordu. Olgusal gozlem ifadelerine donusturulemeyen ifadelerin anlamsiz oldugunu soylemek, simdi karsiliginda altin bulunmayan piyasadaki kagit paralarin degersiz oldugunu soylemekle ayni sey.

20.04.2011. 12:51

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yazın

* = doldurulması zorunlu alanlar

:

:

: