Mantık ilkelerinin kökeni nedir?

Mantık ilkelerinin kökeni, çetrefilli bir konu. Cevabı da çok kolay değil.

Fakat cevap olamayacak bazı şeyleri rahatça tespit edebiliriz. Mesela mantığın kökeni sorununa Tanrı ile cevap vermek geçersiz bir cevap olacaktır. Çünkü her şeyden önce, mantığın kökeni Tanrı ise, Tanrı'nın kökeni nedir sorunu vardır. Zaten Tanrı bilinmeyenlere cevap vermek amacıyla uydurulmuş içi boş bir kavram olduğundan ve ne anlama geldiği bilinmediğinden, bunu geçerli bir cevap kabul edemeyiz. Ayrıca Tanrı mantığa uymak zorunda mıdır, yoksa mantık Tanrı'nın yaratımlarından biri midir sorunu çıkar o zaman ortaya. Ki inançlılar için çetrefilli bir sorudur. Ya Tanrı'larının mantıksız ve absürd olduğunu kabul etmek, dolayısıyla da 'Allah akılla bilinir' türü iddialardan vazgeçmek zorunda kalırlar, ya da Tanrı'nın da mantığa itaat etmek zorunda olduğunu, dolayısıyla mantığın Tanrı'dan daha temel birşey olduğunu söylemek zorunda kalmış olurlar. Yani Tanrı'nın kadir-i mutlaklığından vazgeçmek zorunda kalırlar.

Kısacası, mantık konusuna Tanrı ile cevap vermeye çalışmak, çıkmaz bir sokaktır.

Ayakları yere basan bir cevap için ise mantığın kökenini yaşadığımız evrene dayandırmalıyız. Bu durumda mantık neden beynimize işlemiştir, ampirik midir, yoksa beynimize kodlanmış birşey midir tarzı sorular ortaya çıkar.

Yani örneğin çevremizde gördüklerimize dayanarak insan beyninin erken yaşta oluşturduğu bir düşünce alışkanlığı mıdır mantık, yoksa beynimize ve genlerimize işlemiş midir?

Gerçi farketmez, iki durumda da kökeni sonuçta dış dünya olur. Yani o anlamda, mantık muhtemelen nihai köken olarak ya ampirik, ya da dış dünya kökenli, doğal (doğa içinde kalan) bir olgudur.

Mantığı bu çerçevede, naturalist bir bakış açısıyla incelemek şarttır. Aksi takdirde, 'mantığı kim yaratmıştır', 'acaba Tanrı mı yaratmıştır' gibi sorular sormak, mantığı alıp tinsel bir varlık kategorisine sokmak olur. Onu yaratılan şeyler ve nesnelerle bir tutmak olur.

Halbuki mantık, maddi dünyadan bağımsız olarak varolan tinsel bir varlık değil, dış dünyayı algılayışımızla ilgili, onunla iç içe bir kurallar bütünüdür. Yani bizim dış dünya ile ilişkimiz bağlamında tanımlıdır. Dış dünyadan bağımsız bir kurallar bütünü olarak değil.

20.04.2011. 13:50

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yazın

* = doldurulması zorunlu alanlar

:

:

: