Sosyalistlerin yüzleşmesi gereken konular - 2

Toplum yapisindaki degisikliklere sinif savasimi sebep oluyorsa, o zaman sinifsiz olan ilkel komunal toplumdan sinifli toplumlara nasil gecildi?

Kapitalizm kendi kendini mi yikacak? Yoksa sosyalistler mi kapitalizmi yikacak? Kapitalizm yikilacagi kivama gelmeden yikilmaya kalkisilmamali mi? Yoksa hangi noktasinda yikarsaniz yikin mubah mi? Ilk sosyalist deneyimlerin henuz olgunlasmis bir kapitalizmin mevcut olmadigi ulkelerde gerceklesmesini bazi sosyalistler neden sosyalizmin basarisiz olduguna bir gerekce olarak gosterirler mesela. O zaman, eger bu dogruysa olgunlasana kadar beklemeniz gerekir demektir. Peki o zaman su anda yapmaya calistiginiz nedir? Olgunlasmasini beklemeniz gerekiyorsa, simdi niye yikmaya calisiyorsunuz? Yok eger simdi yikmak mubahsa, o zaman neden basarisiz olan sosyalist deneyimleri "uygun ulkelerde gerceklesmedi" diye acikliyorsunuz?

Nicel degisimin birikmesi her zaman nitel degisime sebep olur mu? Sebep oldugu durumlara da ornek verebilirim, sebep olmadigi durumlara da. Eger sebep olmadigi durumlar varsa, demek ki bu bir yasa degildir. Yildiz falidir. Uyan durumlari hatirlarsin, uymayanlari unutursun.

Diyalektik de oyle. Uyan ornekleri el ustunde tutarsin, uymayanlari hasir alti edersin. (Her degisim tez, antitez, sentez sablonuna uymaz cunku).

Bunlar goz boyama teorileri bana kalirsa. Bilimsellikle ilgileri yok. Ideolojik propaganda bunlarin pek cogu. Unutmayalim ki, dinden de bildigimiz gibi, insanlar sadece anlamadiklari seye inanir. Anladiklari her seyi sorgularlar.

Tipik sosyalist bu felsefi aciklamalari falan derinlemesine bilmez. Sadece oyle seyler varoldugunu bilir. Ve de bunlarin cok derin, herkesin anlayamayacagi, sadece bu isin teorisyenlerinin vakif olabilecegi seyler zanneder. Aynen dincilerin kendi anlamadiklari Tanri meselesini ulemaya havale etmeleri gibi.

Tartistigim pek cok sosyalistin dincilere benzedigini gordum. Bir dini birakip, bir baskasina sarilmislar. Ve de diyalektik materyalizm oyle iddia ettikleri gibi tumuyle materyalist bir felsefe degil. Icinde pek cok idealist unsurlar tasiyan bir dusunce bicimi bana kalirsa.

Ornegin eskiden okudugum Vassily Krapivin'in 'Diyalektik Materyalizm Nedir?' isimli kitabinda, diyalektik materyalizme gore evrenin sonsuz oldugunu soyleyen bolumu okudugumda hayal kirikligina ugradigimi hatirliyorum. Bunun gunumuzdeki kozmoloji teorileri ile uyusmamasi bir yana, bu tur bir fikrin bir felsefe kitabinda yer almasini garipsemistim her seyden once. Evrenin sonu ve otesi ile ilgili fikirler metafizik degildir de nedir? Evrenin yapisi, buyuklugu ve varsa otesi ile ilgili yorumlari, bu konulara algilar ve olcum cercevesinde yaklasan bilime ve kozmolojiye birakmak daha dogru olmaz mi?

Bu kitabi buyuk bir heves ve umutla okumustum zamaninda. Her konuya dinci, dogmatik, ilkel ve idealist yaklasan dusunce bicimlerinin hakim oldugu bir ulkede buyuyunce insan, bu tur bir kitaptan, yani konulara ve olaylara materyalist yaklasan bir kitaptan cok sey bekliyor. Bu yuzden buyuk bir heves ve umutla okumustum bu kitabi ama bende hayal kirikligi yaratmisti. Cunku dinlerin yaptigina benzer turde akil yurutmelere cok rastlamistim icinde.

Mesela diyalektik diye birsey tanimliyor, ne oldugunu aciklamak icin ornek veriyor ve ondan sonra bir de bakiyorsunuz kitabin devaminda degisim denen herseyin bu prensibe uydugu ve diyalektigin degisimin temel yasasi oldugu kabulune dayali olarak konusuyor. Fakat herhangi bir yerde durumun bu olduguna dair bir delil vermiyor.

Ya da benzer sekilde, nicel degisimin nitel degisime donusumu prensibini anlatiyor. Buna dair ornekler veriyor. Ama nicel degisimlerin nitel bir degisime donusmedigi durumlarin da olabilecegini gozardi ediyor. Isin bu kismini ortuyor.

Analojileri kanit yerine koymak ve bir prensibi aciklamak icin analojilerden yararlanip, sonra da kanitlamis gibi davranmak dinlerde de cok rastlanan bir durum. Analoji ayridir, kanit ayridir. Analojilerden bazen konulari aciklamak icin yararlanilir ama analojilerin kendileri kanit degillerdir.

Analojiler yoluyla ne oldugu acik hale getirilen prensipler ve bunlara dayali olarak dile getirilen iddialar, hala bagimsiz bir sekilde kanitlanmaya ihtiyac duyar.

Kisacasi, diyalektik materyalizmde pek cok bilim disi, dogmatik ve yanlis kisim oldugunu dusunuyorum. Sosyalistlerin teorilerini modernize etme cabalari cercevesinde, bu tarz bir materyalizm anlayisindan da uzaklasmalarini, gunumuzun bilimsel (naturalist) materyalizmini benimsemelerini salik veririm.

20.04.2011. 01:22

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.

Yorum yazın

* = doldurulması zorunlu alanlar

:

:

: