Zenginliğin kaynağı nedir? Değer nasıl üretilir?

Kapitalist sistemin uretimdeki basarisini tamamen somuruye ve emperyalizme baglamak ne kadar dogru acaba?

Ornegin internette yapilan bir sosyalizm tartismasinda bir arkadas, Angola'da sosyalizm gelse ne olur, asil onemli olan ABD'de ve benzeri ulkelerde gelmesidir diyordu. Buna gerekce olarak da oralarda yapilan uretimin, bu diger cevre ulkelerde yapilana gore kat kat fazla olmasini gosteriyordu. O ulkelerin zenginliginin fakir ulkeleri somurmeleriyle aciklanamayacagini soyluyordu.

Baska bazi sosyalistlerden de itiraz geldi haliyle, bazilari bati kapitalizminin ekonomik basarisinin diger ulkelerin somurulmesine dayandigindan emin cunku.

Ben de diyorum ki, bu bahsedilen konu oyle bir sir degil ki. Daha dogrusu, bir sir olarak kalmak zorunda olan birsey degil. Sonucta, bunlar belli yerlerde kayitli verilere ulasip, bunlarin analizinin yapilmasiyla anlasilabilecek seyler.

Benim merak ettigim, neden bu yapilmiyor? Neden degisik sol gorus savunuculari, bu tur konularda bile birbirinden ayriliyor?

Bu bana fikirlerini bilimsel arastirmalara degil, disaridan yapilan gozlem, ezber ve tahminlere dayandirdiklarini gosteriyor.

Iste sosyalizme olan guvenimin cok onceleri sarsilmasina neden olan temel noktalardan biri bu.

Sosyalistler ne yaptiklarini bilmiyorlar. Ha bire gariban edebiyati yapiyorlar ve yandas toplamaya ugrasiyorlar. Ama ortada dogru durust yapilmis somut arastirmalar yok. Olsa, cok temel noktalarda bile bu derece fikir ayriligi olmazdi. Ortada bir suru fraksiyona ayrilmis, birbirine dusman bu kadar sol grup olmazdi.

Tekrar bu soz konusu probleme donelim. Zenginligin kaynagi nedir? Deger nasil uretilir?

Sosyalistler bunun cevabini bile dogru durust verebilen kisiler degil.

Bir yandan diyorlar ki, kapitalizmin dusunuldugu sekliyle hala yikilmamasinin sebebi, surekli baska pazarlar bulup kendini yenilemesidir. Bir yandan da diyorlar ki, bu baska pazarlardaki iscilerin somurulmesinden gelen arti deger, bati kapitalizminin zenginligini aciklamaya yetmez.

Buradan ortaya cikiyor ki, deger teorilerinde var bir problem.

Buna zaten baska yazida da deginmistik. Marks'in degeri emek ile olcen formulunun gecersiz oldugundan bahsetmistik. Cunku bir seyin degeri, o seye harcanan emek ile dogru orantili ise, ve patronun servetinin kokeni, iscinin harcadigi emegin onemli bir kisminin patronun cebine girmesi ise, o zaman patronlarin hep kar etmesi gerekirdi. O zaman zarar eden patron olmazdı. Bir patron urununu satamayip zarar ediyorsa, o zaman da iscisi mi onu somurmus oluyor? O satilmayan urune harcanan emege ne oldu? Hani urunun degerini emek belirliyordu?

Benzer mesele, batinin zenginliginin ne kadar baska ulkelerin somurulmesine bagli oldugu konusunda da var.

Bunun bir kismi milli gelirin baska ulkelerde yapilmis yatirimlardan elde edilen miktari ile, bir kismi ise ulkenin ihracat geliri ile ilgili. Bu rakamlar ulasilmayacak seyler degiller. Ornegin, bati kapitalizmini ayakta tutan baska ulkelerin somurulmesi ise, ihracat gelirlerinin milli gelirinin onemli bolumunu olusturmasi gerekmez mi? Ki gercek verilere bakarsaniz, olayin bununla alakasi yok. Bu rakam pek cok bati ulkesi icin en fazla %10 civarinda, eger yanlis bilmiyorsam.

Yani degerin somuruden ve arti degerden olustugu konusunda bir yanlis inanis var. Bunun gozden gecirilmesi gerek. Degerin olusumunda bilim ve teknolojinin, arz ve talebin rolunun anlasilmasi gerek.

12.02.2012. 23:23